Cuma, Ocak 21Önemli Haberler
Shadow

‘Atatürk ve Kadın’ başlıklı konferans yapıldı  

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikalinin 83’üncü yılı sebebiyle İstanbul Ayvansaray Üniversitesi 9’u 5 geçe bir tören düzenledi. Törende, Atatürk’ün anısına üniversitenin Tiyatro Bölümü öğrencileri tarafından unutulmaz sözleri seslendirildi, Atatürk’ün sevdiği şarkılardan bir parça söylendi ve 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı canlandırıldı.

Ardından Kazlıçeşme Konferans Salonu’nda Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Başkanı Nilüfer Çevikel’in katılımıyla ‘Atatürk ve Kadın’ konulu bir söyleşi gerçekleştirildi.

“KİŞİLERİN DEĞİL İŞİN KONTROL EDİLDİĞİ KURUMLARDA ATATÜRK YAŞATILIYOR”

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emre Alkin, Mustafa Kemal Atatürk’ün isteyip istemeyeceği değerler üzerinden konuşmasını gerçekleştirdi. Prof. Dr. Alkin, “Kabiliyetlere ve tecrübeye uygun görevlendirmelerin yapıldığı, çalışan ile çalışmayanın birbirinden kolayca ayrıldığı, kişileri değil işi kontrol eden yöneticilerin var olduğu, az zamanda çok işler başaran, çarpıcı-sıra dışı-marifetli tasarımlar için özgür düşünceyi benimseyen, taleplerine dolambaçlı yollardan değil dürüstlük içinde ulaşmak isteyen, vazifesini yaparken onay beklemeyen ve gerekirse inisiyatif alabilen kişilerin olduğu kurumlarda; Mustafa Kemal Atatürk yaşıyor, yaşatılıyor” dedi.

Prof. Dr. Alkin, “Aslında sadece kurumlarda değil; kadın ve erkeğin eşit şartlarda muamele gördüğü, çocuklara ve gençlere sevgiyle yaklaşılan her yerde Mustafa Kemal Atatürk yaşıyor, yaşatılıyor. Dogmaların değil bilimin ve sanatın taçlandığı her yerde Mustafa Kemal Atatürk yaşıyor, yaşatılıyor. Attığımız her adımda, aldığımız her kararda, kabul ettiğimiz her işte ve hitap ettiğimiz her yerde bu gerçeğin farkında olarak hareket ettiğimizde, ne ilginçtir ki kendimizi vicdanen de rahat hissediyoruz. Dolayısıyla Mustafa Kemal Atatürk vicdanlı insanların yüreklerinde de yaşıyor yaşatılıyor” diye konuştu.

ATATÜRK NE İSTEMEZDİ?

Adalet vurgusu yapan Prof. Dr. Alkin, “Peki Atatürk ne istemezdi? Sanıyorum, demin bahsettiğim vicdanlı davranışların dışına çıkan kişilerin ‘ben Atatürkçüyüm’ demesini istemezdi. Yöneticiliğin talimat vermek değil icra etmek olduğunu unutanların, sorumluluğu üstündekine ya da altındakine bırakmaya çalışanların, insani değerlerden çok şekilciliğe bağlananların, tutamayacağı sözleri verenlerin, başarısızlığın suçunu başkasına yükleyenlerin, unvandan makamdan çok sevgi ve bilgiyle yönetmek gerektiğini yadsıyanların “ben Atatürkçüyüm” demelerini istemezdi. Atatürkçü olmak insan olmayı, kendimizi değil insanı merkeze koymayı gerektiriyor. Bunları yapmadan en azından yapmak için çabalamadan ben Atatürkçüyüm demek kanımca doğru bir davranış değil. Atatürkçü olmak saf tutmak değildir. Aksine doğrunun yanında, ahlakın içinde, vefa ile nezaketin, yaratıcılık ve zekanın, hak ve özgürlüklerin önünü kesmeden yaşamaktır bence. Geçici süreyle görev yaptığımız makamları, taşıdığımız unvanları insanlık lehine kullanmak, gerektiğinde adaleti sağlamak için bunlardan aldığımız gücü kullanmakta tereddüt göstermemektir. Unutmayalım ki, iyi olmak zordur ama adaleti sağlamak bundan da zordur” ifadelerini kullandı.

“GERÇEKTEN ATATÜRKÇÜ OLMAK GEREKİYOR”

Atatürk’ün kadına, eğitime çok önem verdiğini söyleyen TÜGİAD Başkanı Nilüfer Çevikel ise “Ama bu sözde değil, sosyal medyadan paylaşımla da olmuyor. Gerçekten Atatürkçü olmak gerekiyor. Tarihi yeteri kadar bilmiyoruz. Tarih boyunca kadının eğitim, seçim gibi birçok hakkı elinden alınmış. Bu sadece bizim topluma özgür bir şey değil diğer toplumlarda kadına bakış açısı böyleymiş. Birilerini suçlamak sonucu değiştirmiyor, sorumluluğu elimize almalıyız” dedi.

ATATÜRK’ÜN YETİŞTİRDİĞİ ÇOCUKLAR TÜRKİYE’DE CUMHURİYET’İN SEMBOLÜ HALİNE GELMİŞTİR

Çevikel, “Orta Asya’da kız çocuklarına rakam isimleri veriliyormuş, değeri o kadarmış. Atatürk’ün 8 manevi evladı vardı. Ülkü, Sabiha Gökçen, Zehra, Rukiye isimleri verilmiş ve hepsinin eğitimine çok önem vermiş. Kendi imkanlarıyla çocuklarını yurt dışına da gönderiyor. Atatürk’ün yetiştirdiği çocuklar Türkiye’de Cumhuriyet’in sembolü haline gelmiştir. Atatürk, seçme ve seçilme hakkını bizlere bahşetti, ileri götürmemiz için Türkiye Cumhuriyeti’ni emanet etti. Onun rahat etmesi için bizim gerçekten çalışmamız gerekiyor. Muasır medeniyetler seviyesine kadınların çalışmadığı bir toplumda gelinemez, mümkün değil” ifadelerini kullandı.

35 YIL SONRA KADIN GENEL BAŞKAN SEÇİLDİ

Kadın sanayici günümüzde çok az sayıda olduğunu belirten Çevikel, “Ben ev tekstiliyle ilgileniyorum, girişimciyim. Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışıyorum, burası Türkiye’nin ihracatta ikinci büyük bölgesidir. TÜGİAD’ın açılımı Türkiye Genç İş Adamları Derneği’ydi değiştirdik ve Türkiye Genç İş İnsanları Derneği yaptık. 35 yıl sonra bu derneğe seçilmiş ilk kadın genel başkanım. Süreç çok zordu çünkü özellikle ülkemizde başarılı işler yapılıyorsa ayağınızdan çeken, önünüze engel koyan, tam tersine çalışan çok insan var. Bu yüzden kadın üye seçilmek değil tutunabilmek çok zor. Bu ülkeyi Mustafa Kemal Atatürk kurtarmış. Atatürk hiç vazgeçmemiş, ‘engel varsa aşarız’ demiş, onu bu adımlarla takip etmek gerekiyor. Birileri çıksın bizi kurtarsın diye bekliyoruz, öyle bir kurtarıcı 10 Kasım’da 9’u 5 geçe hakkın rahmetine kavuştu. Bize miras bıraktı, herkes kendisinin kurtarıcısı olmak durumundadır” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

istanbul escort beylikdüzü escort istanbul escort bayan